Kasım30
The illusionist
Evet arkadaşlar, Mükemmel bir film ile daha karşınızdayım. Kusura bakmayın download linklerini yasal olmadığından veremiyorum. Burası yasal bir blog :p
Ama gerçekten de arşivde yer alması gereken bir film de diyebiliriz. The illusionist, sinema sever arkadaşım olan Taygun Karap ‘dan yepyeni 8GB lık Flash belleğime aldığım bu film i, sonunda izlemeye fırsat buldum… Şu anda neden daha önce bakınmadığımdan dolayı hayıflanıyorum…
Fim’ de ki başrol oyuncu şu ana kadar hangi filmde oynadı ise mükemmelce rolünü yerine getiren, Edward Norton a ait. Çocukluk aşkını oynayan, Jessica Biel ve Polis rolünde ki, Paul Giamatti film in önde gelen oyuncuları arasında.

Marangoz bir ailenin oğlu olan Eisenheim (Edward Norton), aristokrat bir ailenin kızı Sophia’ya (Jessica Biel) aşık olur; ancak sosyal konumları nedeniyle ilişkilerinin yasaklanması sonucu Avusturya’yı terk ederek dünyayı keşfe çıkar. Eisenheim15 yıl sonra ünlü bir illüzyonist olarak isim yapmıştır; ülkesine döndüğünde eski sevgilisi Sophie Avusturya-Macaristan veliaht prensi Leopold (Rufus Sewell) ile nişanlanmak üzeredir.
Resmi websitesi: http://www.theillusionist.com/
Kasım25
Merhabalar.
Sanırım şu güne kadar izlediğim en mükemmel filmler sırasında yerini almıştır.
“Efsane Adam” Filmiyle “Burt Munro” gerçekten mükkemmel konulu bir film e imza atılmış.
gerçekten izlenesi en güzel filmlerden bir tanesi. Mutlaka arşivinizde olmalıdır…
Film özeti:
The World’s Fastest Indian – Efsane Adam

Herbert J. “Burt” Munro (d. 25 Mart 1899 – ö. 6 Ocak 1978) Yeni Zelanda, Invercargill doğumlu motosiklet yarışçısı.
Ömrünü Indian marka motosikletini modifiye etmek ve onu mükemmele ulaştırmak için çalışmakla geçiren Munro, 1920’de aldığı Indian’ın kapasitesini kendi yaptığı parçaları kullanarak iki kat artırdı. Masrafları en aza indirmek için modifiyede kullandığı parçaları bile kendi yapıyordu ve akla hayale gelmedik malzemeleri kullanıyordu.
Munro, motosikleti dışında hiçbir işle ilgilenmedi. Hayatına pek fazla kadın girmedi ve hiç evlenmedi.
1967’de ABD’deki Bonneville Tuz Çölü’nde kırdığı dünya rekorunu bugüne kadar geçebilen olmadı. Munro 1920 model bir Indian’la yarıştı ve 1000 cc’lik motorla, saatte 331 km/h (205.67 mph).km hıza ulaşarak dünya rekoru kırdı. Bu yarışı kazandığı sırada tam 68 yaşında idi.Hala rekorunu egale eden çıkmamıştır.(vikipedia)
Anthony Hopkins gerçek bir hikâye ile karşımızda dünya hız rekoru efsanesi Burt Munro rolünde.
Mutlaka Arşivinizde olmalı!
Temmuz20
Film keyfim dur durak bilmiyor.
Hergün yeni birtanesini izliyorum. Arşiv yapsam aslında piyasanın en güzeli olur ama
neyse… Bu seferki film imiz deja vu. Güzel bir bilim kurgu uyarlaması olmuş.

“Bu anı daha önce yaşamıştım.” Hissini yaşarken hiç düşündünüz mü? Ya bu his geçmişten gönderilen bir uyarıysa… Ya da geleceğe dair ipuçları? Ajan Doug Carlin, New Orleans feribotundaki bir patlamadan sonra kanıtları incelemek için olay yerine çağırılır ve beyninde dönen deja vu’ların sandığı kadar ufak şeyler olmadığını ve yüzlerce insanı kurtarabileceğini görür.
Temmuz19
Sınırsız ADSL tarifesine geçtiğimdenmidir bilinmez birsürü film çekmeye başladım internetten. Evet tamam korsan ve divx sitelerinden

bundan sonra da her film i tek tek yorumlayacağım. Birkaçtanasini zaten sitede verdim. film etiketinden bulunabilir.
Herneyse bugun Hitman’ı izledim. ilk başta pek hoşnut değildim isminden ancak forumlardaki yorumlara bakılırsa gerçektende güzel bir film imiş. ki öyle de.
Timothy Olyphant (Deadwood; Live Free or Die Hard) ‘ın başrolünde oynadığı film gizemli ve karmaşık bir kişiliğe sahip olan kahramanın yaşadığı etkileyici olayları nefes kesen bir ivme ile anlatıyor. Dünyanın en acımasız suçluları tarafından eğitilen kahramanımız Kilise kardeşliği tarafından yetiştirilmiştir. Varlığı bile bu yüzden kilise tarafından günah olarak düşünülmekte fakat onun kötülerden uzak durmaya olan gayreti de bilinmektedir. Çok zeki, karizmatik, çekici ve hakkında ensesinde kazılı olan bir barkod dışında hiç bir şey bilinmeyen bir kahraman…
Demiş bir film sitesi…
Arşivde bulunması gereken bir film.
Temmuz17
Merhaba,
Will smith sinema film’i çeker de gitmezmiyim? Maalesef ki gidemedim. IM Legend yani Ben Efsaneyim filmi Çılgın dersane yayımlandığında çıkmıştı piysaya. Çılgın dersaneyi sinemada izlediğimde yaptığım yorum şurada. http://www.ali-can.com/blog/cilgin-dersane-kampta-imis-sacma/ bu film e kız arkadaşımla beraber gittiğimden ben efsaneyim bir şekilde kaçtı. Daha sonra vakit ayıramadık v.s.
Ama sonunda sağ olsun türk warez divix sitelerimiz sayesinden internetten indirdim ve izledim.
Gerçekten izlenmeye değer çok güzel bir film.
Film afişi şöyle:

Film özeti ise şöyle.
“Benim adım Robert Neville. New York şehrinde hayatta kalan biriyim. Sesimi duyan biri varsa…herhangi biri. Lütfen. Yalnız değilsin”.
Robert Neville çok başarılı bir bilim adamıdır, ama o bile tedavi edilemeyen, insan yapımı o korkunç virüsü kontrol altına alamamıştır. Her nasılsa virüse bağışıklık gösteren Neville, New York şehrinden, hatta belki dünyadan arta kalan yerde, hayatta kalmış tek insandır. Neville üç yıl boyunca inancını yitirmeden her gün telsiz mesajı göndererek, umutsuz bir şekilde, hayatta kalmış başka insanlar bulmaya çalışır. Ama yalnız değildir. Belki de insanoğlunun son ve en iyi umudu olan Neville’i ayakta tutan tek şey kendine düşen görevi yerine getirme arzusudur: Kendi kanını kullanarak virüsün etkilerini tersine çevirecek bir tedavi bulmak. Ama karşısındakilere karşı sayıca az olduğunu bilmektedir… ve zamanı da hızla tükenmektedir.
Efektleri ile gayet tatmin edici olan bu film. Arşivinizde bulunmalı.